Ender Saraç

Afrika Mangosu

Bünyesinde C vitamini, A ve B vitamininin tüm türlerini içermektedir. Bu vitaminlerin haricinde Mango’da bol miktarda Beta Karotende bulunmaktadır.

Beta karoten Cildin güzelleşmesini, çeşitli enfeksiyonların tedavisini vede gece görme zorluklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirir. Bunun yanında Mango potasyum, lif ve kuvvetli bir anti-oksidan deposudur

African Mango Bitkisel Karışımlı Kapsül Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının 17.07.2010 tarih ve G16-2774 Sicil Numaralı İzni İle Türk Gıda Kodeksine Uygun Olarak Üretilmiştir.African Mangonun İçeriğinde;

Mango Meyvesi, Biberiye, Funda, Zencefil, Tarçın Kabuğu, Mate Yaprağı, Yeşil Çay, Zeyti Yaprağı, Yulav ve Siyah Çay Bulunmaktadır.

Faydaları Nelerdir ?

* Bu meyve içerdiği vitaminler sayesinde cilt ve saçlar için çok yararlıdır.

* Mango; potasyum, lif bakımından yüksektir. ve kuvvetli bir anti-oksidan deposudur.

* African Mango etkin içeriği sayesinde çok güçlü bir yağ yakıcıdır.

* Kilo Vermede Yardımcı Dünya basınından hiç düşmeyen ABD Başta olmak üzere diğer ülkelerde en çok satan ve fayda sağlayan ürün olarak liste başı almayı başarmıştır.

TANSİYON HAFIZA KAYBI YAPIYOR

Tansiyon hafıza kaybı yapıyor

Gittikçe daha da unutkan olmaya başladım. Özellikle de tansiyonum yükseldiği zamanlarda kısa süreli hafıza kaybı yaşar gibi oluyorum. Bu neden olur? K.Ş./İstanbul

Hafıza kaybının hazırlayıcıları arasında, ilerleyen yaş en önemlisi gibi görünse de depresyon ve uyku problemleri gibi sağlık sorunları ile aşırı stres de belleği olumsuz etkiler. Tiroid problemleri, karaciğer hastalıkları, B12 eksikliği, bazı ilaçlar hatta böbrek sorunları da belleğinizi zayıflatabilir. Kolesterol, tansiyon, kan şekeri yüksekliği, homosistein fazlalığı, obezite ile sigara-alkol kullanımı, beslenme yanlışları ve aktivitesi düşük bir yaşam da belleğe zarar verir. Araştırmalar, yüksek tansiyonun da beyine giden kan akımını ve beyin hücrelerine giden oksijeni azaltarak hafızayı zayıflattığını gösteriyor.

Uzun süre oturmayın

Gittiğim doktor düzenli olarak hareket etmem gerektiğini söyledi. Ama ben oturarak çalışıyorum ve böyle bir şeye vaktim yok. Başka neler yapabilirim? H.L./Rize

Düzenli egzersizin sağlık için vazgeçilmez olduğu pek çok çalışmayla gösterildi. Avrupa Kalp Dergisi’nde yayınlanan ve 5 bin kişiyi inceleyen bir araştırmaya göre; egzersiz yapmamak gibi, uzun süre yerinden kalkmadan oturmak da sağlığa zararlı. Hiç kalkmadan uzun süre oturanlarda vücuttaki C-reaktif protein miktarları ve trigliserit seviyeleri yükselip HDL (iyi) kolesterol seviyeleri azalıyor. Bu kişilerde bel çevresi sık sık hareket edenlere göre 4 santim artıyor.

MERDİVEN KULLANIN

Bu nedenle masa başı işlerde çalışırken sık sık yerinizden kalkın, dolaşın ve tekrar oturun. Günlük temponuza merdiven kullanmayı, molalarda kısa yürüyüşleri ve haftalık düzenli olarak yapacağınız 60 dakikalık egzersizleri de ekleyin.

KONTROLÜ AKSATMAYIN

Yüksek tansiyonu beslenme değişiklikleri veya ilaç ile kontrol altına alanlarda hafıza problemleri riskinin azaldığını gösteriyor. Bu nedenle ileri yaşlarda güçlü bir belleğe sahip olmak istiyorsanız; özellikle orta yaşlardan itibaren yüksek tansiyon gibi damar sağlığınızı tehdit eden sağlık risklerinizi dikkatle izlemeniz, düzenli kontrollerle sağlık sorunlarınızı belirleyip uygun tedavilerden yararlanmanız gerekiyor.

Kendinize teşhis koymayın!

Devamlı nefes darlığı yaşıyorum. Bunun stresten olduğunu düşündüm ama gittiğim doktor check-up yaptırmamı söyledi. Sizce yaptırmalı mıyım? G.B./Mersin

Geçtiğimiz ay New York Times’ta sizin sorunuzu ilgilendiren ilginç bir yazı yayınlandı… İç hastalıkları uzmanı Danielle Ofri, uzun bir şikayet listesi ile başvuran hastasına hemen nasıl aşırı stres tanısını koyduğunu ve hastasının gece yarısı kalp krizi ile acile kaldırılmasıyla hatasını ne kadar geç anlamış olduğunu anlattı. Gerçekten de bazı durumlarda baş ağrısı, göz ağrısı, kulak çınlaması, nefes kesilmesi, baş dönmesi, göğüste sıkışma gibi problemler stresten kaynaklanıyor olabilir. Ancak siz yine de kendi kendinize teşhis koymayın. Devam eden karın ağrısı, kabızlık, hazımsızlık gibi şikayetleriniz için bir uzmana başvurun. Sonuçta altta yatan bir rahatsızlığınız varsa tedaviniz hemen başlamış olur.

KAVİTASYON BALONCUKLARLA SELÜLİT TEDAVİSİ

Yaz mevsimi gelmeden selülitlerimizin varlığını tekrar hatırlamaya başlamanın zamanı geldi. Ancak uygulanan sayısız yeni yöntem, kafamızı karıştırmak için yeterli! Dr. Seyfi Akbay’ın da uyguladığı Eximia Kavitasyon; pratik, çok yönlü ve tek bir seansla selülitlerinizin azalmasına yardımcı olabiliyor.

Selülit oluşumunun birçok farklı nedeni olduğu söyleniyor. Sıfır beden kadınlarda dahi rastlandığını göz önünde bulundurursak, gerçek nedeni nedir?

Dr. Seyfi Akbay: Selülit genetik bir sorun, ancak tetikleyen birçok farklı sebebi de var. Yapılan araştırmalar; hareketsizlik, spor yapmamak, tüm gün oturarak çalışmak, hipotroidi, hormonal değişimler, hamilelik, kronik kabızlık, yanlış beslenme, doğum kontrol hapları, karaciğer disfonksiyonu, ruhsal problemler ve kullanılan anti depresanlara bağlı kilo alımı gibi rahatsızlıkların selülit oluşumuna neden olduğunu gösteriyor. Tabi yemek yeme alışkanlıklarının etkisi de büyük. Örneğin yağlı besinler tüketen Akdeniz kadınlarında diğer ülkelere nazaran daha fazla selülit olduğu biliniyor.

Peki tüm bu sebeplerin selülit tedavisine başlarken herhangi bir etkisi var mı?

Dr. Seyfi Akbay: Sebebi bilirseniz, tedavi çok daha kolay gerçekleştirilir. Bu nedenle kafanıza göre herhangi bir yöntemi denemeden önce, bir dermatolog ya da dâhiliyeci yardımıyla gerçek nedeni öğrenmelisiniz. Eğer hormonal bir rahatsızlığınız varsa, yağ hücrelerine dokunulmadan önce hormon tedavisi görmenizde fayda var. Hormonal rahatsızlıklar giderildikten sonra asıl amacınıza yönelerek görüntünüzü yenileyebilirsiniz. Elbette doğru adımlar atarak.

Nedir sözünü ettiğiniz doğru adımlar?

Dr. Seyfi Akbay: Selülit tedavisi iki aşamadan oluşuyor, ilk aşamada selülitinizin derecesi ölçülüyor. Bunu anlamak için bir estetisyen ya da dermatologa başvurmanızı tavsiye ederim. Bir arkadaşınız ya da ayna yardımıyla, çok parlak ışık altında selülitinizin derecesini siz de ölçebilirsiniz. Tek yapmanız gereken ayaktayken, yüzükoyun uzanınca ve sıkınca ne kadar belli olduğuyla ağrı olup olmadığını incelemek. Ayaktayken görünüyorsa, selülit probleminiz artık gözden kaçmıyor demektir. Yüzükoyun yattığınızda görünmüyor da sadece sıkınca belli oluyorsa, çözümü daha kolay.
Vücudunuz hangi pozisyonda olursa olsun selülitleriniz görünüyorlarsa hiç zaman kaybetmeden tedaviye başlamalısınız. İşte bu noktada da ikinci aşama devreye giriyor! Derecenize uygun tedaviyi bulmak… Genellikle konu selülit olduğu zaman tek bir tedavi yerine kombine yöntemler daha etkili sonuçlar doğuruyor.

Tedavi sırasında dikkat edilmesi gereken özel noktalar bulunuyor mu?

Dr. Seyfi Akbay: Tabii… Eğer doğru beslenmez ve spor yapmazsanız tedaviye harcadığınız para boşa gidecektir. Bu yüzden tedavi süresince bol bol su içmek, çay, kahve ve alkollü içecekleri en aza indirgemek, gazlı ve konsantre içeceklerden uzak durmak, tuz ve karbonhidrat tüketimini sınırlamak, sebze, meyve ve balık ağırlıklı beslenmek, bol bol bitki çayı içmek, hareket etmek, egzersiz yapmak ve masaj yaptırmak oldukça önemli.

Uyguladığınız Eximia Kavitasyon en yeni selülit tedavilerinden biri. Bu tedavide nasıl bir yöntem uygulanıyor?

Dr. Seyfi Akbay: Kavitasyonel; ultrasound, elekroporasyon ve vakum sistemlerini birleştiren kombine bir tedavi yöntemi. Yöntemin etkisi de burada zaten. Tek bir cihaz kullanarak birden fazla işlem gerçekleştiriliyor. Önce ses dalgalarının meydana getirdiği kavitasyon baloncuklarıyla yağ hücreleri yok ediliyor, daha sonra elektroporasyon yöntemin etkisini artırarak daha çabuk sonuç alınmasını sağlıyor ve uygulama sonrasında aynı aletle yapılan vakum uygulaması sayesinde atık yağların vücuttan uzaklaştırılması sağlanıyor. Cilt üzerinden yapılan bu yöntem gelişmiş teknolojisi sayesinde üç santim derinlikteki yağ hücrelerinin dahi azalmasını sağlıyor. Tek bir seansta dahi olumlu sonuç alabiliyoruz. Tabii önce ödem atılıyor ve ancak birkaç seans sonra yağlardan ve selülitlerden tamamen arınılıyor. Sonuç ise kalıcı. Bu yöntem vücudun neredeyse her bölgesine uygulanabiliyor.

Menapoz İçin Kür


Dr Ender saraç : Mepapozda ateş basarsa yapmanız gereken bitki kürünü anlatıyor.
Erken menapoza girebilir kadınlar.
Malzemeler:Orta boy sarı soğan, kabuğunu soyunuz, 5 e bölünüz, 2 bardak suda 5 dk kaynatınız. Mutlaka sarı soğan olmalıdır aman dikkat. Klorsuz suda kaynatmalısınız. Kaynar suya atıcaksınız. Ilık şekilde süzerek içiniz.
Sabah akşam günde 2 kere içiceksiniz. Taze yaparak içiniz.

Detoks

Vücudunuzu sürekli yorgun mu hissediyorsunuz, yoğun stresli bir ortamda mı çalıyorsunuz, sigara alkolde mi tüketiyorsunuz,o zaman senede 1 kere bu detoks diyetini size öneriyoruz Bu diyetle vücudunuzdan toksinleri atabilirsiniz. Toksin:zararlı maddeler demektir.
Toksinleri atınca kendinizi enerjik hissedeceksiniz.

Kahvaltıda
1 bardak Meyve Kokteyli, Armut Tabağı

Öğle Yemeğinde
Brokoli Çorbası Diyet lifi ile, Soya Filizi, Zeytin yağı ve Sirkeyle hazırlanan salata ve Kepekli ekmek,
Ara Öğünde
Sadece sebze yemeği

Akşam Yemeğinde
Sebze Yemeği, Salata, zeytinyağı ve sirke, Kepek Ekmeği, Meyve Salatası

Gece yatarken
Bitki çayı içiniz

Toksin atıcı yiyecekler:

Meyve ve sebzeler
Meyve ve meyve suları yüksek oranda toksin atıcı etkisi olan besin maddeleridir. Sindirim sisteminin çalışmasını destekler. Suyu da bolca içiniz, böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır, deri ve idrar yoluyla toksinlerin atılmasını sağlar.

Tahıllar
İçerdikleri kompleks karbonhidratlar, lifler, vitaminler ve minerallerden dolayı çok yönlü şekilde faydalı oluyor.

Bitki çayları
Papatya, nane gibi bitki çayları sindirim sistemini rahatlatıcı etkisinden dolayı tavsiye ediyoruz. Bitkilerin çoğu sakinleştirici, sindirim sistemini arındırıcı, mide bulantısı ve mide kramplarını önleyici özelliği vardır.

Baharatlar
Baharatlar canlandırıcı, antiseptik, kanser riskini azaltıcı ve gastro-intestinal bozuklukları azaltıcıdır. Taze zencefil, kimyon, muskad, ve kişniş tohumunun güçlü toksin atıcı etkileri vardır.

Yağlar ve sirke
Zeytinyağı, susam yağı, ayçiçek yağı, badem yağı, ceviz yağı, fındık yağı gibi yağlar önemli yağ asitlerini ve E vitaminini içerir. Bu bitkisel yağlar kolesterolün düşürülmesinde önemli rol oynar. Sirke ise asetik asit içeriyor ve yine toksin atıcı etki gösterir.


web tasarim web tasarim - fiyat fiyat - bebek sarkilari bebek sarkilari -